19 Temmuz 2008 Cumartesi

FİLM KRİTİK: Doomsday (2008)

Yakın gelecekte İngiltere’nin kuzeyinde Reaper adlı bir virüsün sebep olduğu ölümcül salgın hastalık peyda olur. Bölge karantinaya alınır. Ancak hastalığa bir tedavi bulunamadığı için bölgenin etrafı duvarlarla çevrilerek içerideki halk kaderine terk edilir. Yıllar sonra, güvenli bölgede hastalık görülünce, devlet yetkilileri yasak bölgeye askeri bir ekip göndererek, bölge karantinaya alındığında duvarların ardında kalan doktoru veya tedavi çalışmalarını bulma kararı alırlar.
Biraz 28 Days Later, biraz Escape From New York, biraz The Warriors, biraz Gladiator, biraz Mad Max… Yönetmen Neil Marshall (kendisini daha önceki başarılı çalışmaları Dog Soldiers ve The Descent’le tanıyoruz) hepsinden bir parça alarak harmanlamaya çalışmış. Ortaya çıkan sonuç için iyi diyemem ancak kötü de diyemem. Her ne kadar ‘çorba gibi’ bir film olsa da sıkmadan izletti kendini. Peki tekrar izlenir mi? Hiç sanmıyorum. ‘Biraz oradan, biraz buradan’ şeklindeki tuhaf yapısıyla, zaman içinde külte dönüşmesi pek muhtemel.
http://www.imdb.com/title/tt0483607/

Hiç yorum yok: